Gündem:
İstanbul Mhp Mitingine Aktı
 Mhp, İstanbul Mitingini Kazlıçeşme Meydanında Gerçekleştirdi. Mitinge Milyonlar Katıldı.

Devlet Bahçeli, Kazlıçeşme Meydanı'nda düzenlenen MHP İstanbul mitinginde yaptığı konuşmada, alandaki kalabalığın düşmanları çatlatıp dostları güldürdüğünü söyledi.
      
Gıpta edilecek, hayranlık uyandıracak, imrenilecek mahşeri bir atmosferde alandakilerle birlikte olmanın tarifsiz mutluluğunu yaşadığını dile getiren Bahçeli, toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
      
Bahçeli, seçimlerin barış, huzur, güven ve demokratik yarış içinde geçmesini temenni ederek, siyasi partilere ve milletvekili adaylarına başarılar diledi.
      
İstanbul'un Türk medeniyetinin çınarı, Türk milletinin türbedarı olduğunu aktaran Bahçeli, "İstanbul bir efsane, bir tarih, bir şuur, bir dua, bir dilek, kutlu bir müjdedir. O müjde ki alemlere rahmet olarak inmiş Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa'nın mübarek dudaklarından insanlığın hafızasına dökülmüştür" diye konuştu.
      
Bahçeli, İstanbul'un fethinden bahsederek, İstanbul'un fethini "Dünyanın istikametini değiştiren, çağların yörüngesini kaydıran muhteşem bir Türk başarısı" şeklinde niteledi.
      
İstanbul'un "Dünyanın en büyük Türk kenti" ünvanını aldığını dile belirten Bahçeli, şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet, fethin manevi kılavuzu Akşemseddin ve fetihte vazife alan tüm ecdada Allah'tan rahmet diledi.
      
Bahçeli, Türk milletinin, Ötüken'den Malazgirt'e yürüdüğünde vatan kazandığını, Söğüt'ten İstanbul'a yürüdüğünde fetih yaptığını ve İstanbul'dan kıtalara yürüdüğünde destan yazdığını anlatarak, şimdi yürüme sırasının Milliyetçi Hareket'e düştüğünü aktardı.


     
Allah için yürüyeceklerini ve kafire kabus yaşatacaklarını belirten Bahçeli, şöyle devam etti:
      
"Millet için yürüyeceğiz, haine, namerde, murdar emellere haddini bildireceğiz. Mazlumlar için yürüyeceğiz, zalimleri ezip geçeğiz. Adalet için yürüyeceğiz, haksızlıkları silip süpüreceğiz. Ahlak için yürüyeceğiz, utanmaz, arlanmazları önümüze katıp süreceğiz. Türkiye için yürüyeceğiz, Türklük için yürüyeceğiz, varlığımızı, kimliğimizi ve geleceğimizi kurtaracağız. O halde İstanbul'a soruyorum. İstanbul'dan okkalı, zelzele gibi sarsacak güçlü bir sesle cevap bekliyorum. Şimdi söyleyiniz, bizimle yürümeye hazır mısınız? Söz veriyor musunuz? Bizimle yürü İstanbul. İstanbul'un ruhunu çalanlara, hayallerini karartanlara unutamayacakları acı bir ders vermek için bizimle yürü İstanbul. Kırılan umutları tamir etmek, incinen gönülleri onarmak, burkulan kalpleri iyileştirmek için bizimle yürü İstanbul. Fethimizin bekası, Fatihimizin emaneti, Fatihalarımızın nidası için bizimle yürü İstanbul. Vatan için, bayrak için, şeref ve namus için bizimle yürü İstanbul."

MİT TIR'LARI
 
"Davutoğlu dün Ankara'da gaflete düşmüş ve bize devlet dersi vermeye kalkışmıştır. Suriye'deki terörist gruplara silah sevk eden bir işbirlikçinin ve savaş çığırtkanının haddi değildir. Davutoğlu MİT tırlarıyla ilgili fotoğraflara casusluk diyor. Erdoğan bunun hesabını soracaklarını ifade ediyor. Dahası ikisi birden MİT TIR'larıyla Suriye'deki Bayır Bucak Türkmenlere yardım götürüldüğünü açıklıyorlar.
 
Oysa ki gerçekler tamamen farklıdır ve bu asılsız iddiayı Suriye Türkmen cephesi net ifadelerle yalanlamıştır. Sayın Davutoğlu, gazete ilanlarıyla Başbakan aransa senin gibisi bulunamayacaktır. Şimdi doğruyu söyle, kimin silahlarını, hangi odaklara vekaleten ve nerelere taşıyordunuz? Selefi gruplarla bağ ve bağlantınız tam olarak nedir? Türkmenlere yardım ettiniz de elinizi mi tuttuk? Türkmenlere şefkat ve merhamet konvoyu hazırladınız da önünüze mi geçtik? Siz kim, Türkmenlere yardım etmek kimdir? Davutoğlu devletin haysiyet ve itibarını iki paralık etmesinin altından nasıl kalkacaktır? 'TIR'ların durdurulmasından sonra Türkmenler büyük kayıplara uğradı' diyen Davutoğlu, soydaşlarımız yıllardır mezalime uğruyor, Türkmeneli kan ağlıyor, haberin var mı? Sıkıştılar mı hemen, 'Türkmenlere yardım gönderiyorduk' bahanesine saklanan Erdoğan ve Davutoğlu'na sorarım; Kerkük'te, Musul'da, Telafer'de, Tuzhurmatu'da Türkmenler katliama maruz kalırken nerelerdeydiniz? Kimin sıra gecelerinde sazlı sözlü eğlencelere dalmıştınız? Hangi ajan-provokatörlerin himayesindeydiniz? Türkmen kanı eline bulaşan Barzani'ye hangi maksatla silah gönderiyordunuz? PKK'yı Kobani'ye geçirirken hiç mi arlanmıyordunuz? Amacınız daha fazla Türkmen'in ölmesi, daha fazla Türkmen'in işkence ve zulüm görmesi miydi?
 
,MİT tırlarıyla insani yardım malzemesi gönderiyorduk dediler, ancak tırdan, Erdoğan, Davutoğlu, bölgesel terör örgütleri, vahşet planları çıktı. Türkmen açtır, açıktadır, yoksuldur, feryat etmektedir; bu tükenmişler, veren el olduk diyerek böbürlenmektedir.
 
Sayın Başbakan, kimlere ne verdiğinizi, kimlerin kılıcını salladığınızı açıklamazsan, dürüstçe konuşmazsan kazanacağın yeni sıfatlarla Serokluğu bile çok ararsın. Davutoğlu casusluk hezeyanını bıraksın da, gizemli tırlardaki silahları açıklasın." 

"ECDAT GEMİLERİ KARADAN YÜRÜTÜRKEN..."
 
"Ecdat gemileri karadan yürütürken, bunlar hazineyi havadan, karadan, denizden yürüttüler, asla utanmadılar, sıkılmadılar. Ben bunlara boşuna yalancı, boş yere riyakar demiyorum. Bu nedenle yürüyüşümüzden ödleri patlıyor, canları sıkılıyor, yüzleri asılıyor. Hesap soracağımızı biliyorlar. Türkiye'nin son kalesi, Türk milletinin son siperi olduğumuzu unutmuyorlar. Biz yenilirsek, önleri açılacak. 
      
"Yok öyle yağma"
      
Bahçeli, yürümeleri halinde önlerinde kimsenin duramayacağını, karşılarına kimsenin çıkamayacağını ifade ederek, Türkiye'nin yürümesinin ihanet durağında bekleyenleri şaşkına çevireceğini, ülkenin harekete geçmesinin durgunluğun, duraklamanın ve geri çekilmenin faillerini köşeye sıkıştıracağını söyledi.
      
"İstiyorlar ki Türk milleti dursun, sussun, kımıldamasın. Diliyorlar ki Türklük yerinde saysın, zamanla erisin, emilsin. Bekliyorlar ki Türkiye atıl ve hareketsiz kalsın, hayatiyetini kaybetsin, ulviyetinden olsun. Yok öyle yağma" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
      
"Yürüyüşümüz saat kadranında saniye ibresi kadar hızlanacak, katlanarak hedefe varacak. Yürü ey Türkiyem, yeni bir kurtuluşun doğum günü 7 Haziran. Yürürken engelleri görüyoruz, önümüze kazılan hendekleri geçiyoruz. Yürürken oyunları bozuyor, tuzakları yarıyor, provokasyonları alt üst ediyoruz."
      
İstanbul'da miting yapmalarını engellemek için önlerine her türlü zorluğun çıkarıldığını savunan Bahçeli, miting için Kazlıçeşme Meydanı'nın kendilerine tahsis edilmesi sürecini anlattı.

      
"46 yıldır zulme diz çökmedik"
      
Bahçeli, MHP'nin doğru yolundan, emin yürüyüşünden taviz vermediğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
      
"46 yıldır zulme ortak olmadık, zulme diz çökmedik, kula kulluk etmedik, nefsimize yenilmedik, tutsaklığa 'eyvallah' demedik, Allah'ın huzurundan başka hiçbir yerde de eğilmedik. Dava arkadaşlarımızın yakasına idam hükmü iliştirildiğinde bile korku nedir tanımadık. Zindanlarda çürümeye terk ettiklerinde yorulacağımızı düşündüler, fakat Yusufiyeli olacağımızı hiç hesaba katmadılar. Cuntacılar bir yandan, teröristler diğer yandan, işbirlikçiler bir taraftan, vatan düşmanları diğer taraftan kaynağımızı kurutmaya çalıştılar ama başaramadılar. Çok şükür budandıkça büyüdük, vuruldukça çoğaldık, düştükçe doğrulduk, şehit verdikçe yükseldik, yükseldikçe durmadık, yürüdük."
      
MHP'den çok korkulduğunu kaydeden Bahçeli, "Afişlerimizi toplatıyorlar, yandaş mahkemeleri seferber edip demokrasiyi infaz ediyorlar. Sanıyorlar ki 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk kepazeliğini, kaçak ve karanlık sarayı unutturacaklar. Oslo'dan İmralı'ya kadar hıyanete kol kanat germelerini gözlerden uzak tutacaklar" dedi.
      
Bahçeli, Uşak'ta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a söz ve işaretle hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alınan kadına değinerek, bu durumu eleştirdi.

   
"Biz Cumhurbaşkanı'na hakaret etmeyiz"
      
Erdoğan'ın, "bozkurt" simgelerine düşmanlığını bildiklerini, MHP alerjisine ve nefretine uzun zamandır şahit olduklarını söyleyen Bahçeli, "Madem bozkurt işaretine, Erdoğan tahammülsüzdür, madem çakal hükmünü geçireceğini zannetmektedir. O halde, hodri meydan. Erdoğan'a çağrıda bulunuyorum, gelsin Kazlıçeşme'ye baksın, yüzbinlerce bozkurt işareti yapan Türkiye sevdalısı kardeşimi görecektir" ifadelerini kullandı.
      
Bahçeli, Erdoğan'ın "kafatasçı" olarak suçladıklarının Kazlıçeşme'de olduğunu belirterek, "Irkçı gördüklerin, 'faşist' dediklerin buradadır. Fatiha bilmeyenler, morg bekçileri diyerek hakir gördüklerin seni beklemektedir. Biz yürüyoruz, acaba sen nerede siniyorsun, nerede fitne planları yapıyorsun?" diye konuştu.
      
"Cumhurbaşkanı'na hakaret ediliyor. Bu da yasalara aykırı" denildiğini aktaran Bahçeli, "Biz bir Cumhurbaşkanı'na hakaret etmeyiz. Böyle bir yanlışın içine elbette düşmeyiz. İlke ve ülkülerimizin esasında, gelenek ve siyasi duruşumuzun temelinde devletin başıyla kamplaşmak ve kavga etmek yoktur. Fakat ilk önce Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmayı öğrenecek, Cumhurbaşkanı gibi davranacaktır. Muhaliflerine gelince 'hukuk' diyen, kendisine gelince guguk anlayan Erdoğan, ya Cumhurbaşkanı ya da cumhur çıbanı olacaktır. Erdoğan 'halkın oyuyla geldim' diyorsa, öncelikle üzerine aldığı, omuzladığı milli iradeye hürmetle mükelleftir. Erdoğan ne söylerse misliyle onu duyacaktır. Yasa dışı yollardan siyasete ayar ve istikamet vermeye devam ettikçe gözümüz üstünde, nefesimiz ensesinde olacaktır. Parlamenter sistemi mayınlamaktan kesinlikle uzak duracaktır. PKK ile yaptığı başkanlık pazarlığından pişmanlık duyacaktır. Taşıdığı görevin saygınlığına layık olacaktır" şeklinde konuştu.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Dostlarımız İçin Üretilen Kaliteli Acana...
Çeşitli besin maddeleri ile özel olarak hazırlanmakta olan acana köpek maması ürünleri, sevimli dostlarımızın...

Haberi Oku