Gündem:
Rektörler Gazze için buluştu

İsrail'in Gazze'ye saldırılarını 11 dilde yayımlanan müşterek bildiriyle kınayan 127 rektör adına 10 rektör İzah yaptı.

Hacettepe Üniversitesinin Sıhhiye'deki Rektörlük Binasında düzenlenen toplantıya, bütün yerleri temsilen, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, İstanbul Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Aydın, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek katıldı.

Ortak basın açıklamasını okuyan Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tuncer, başta İsrail'deki akademisyen meslektaşları olmak üzere bütün dünyadaki akademisyenlere bu insanlık suçuna karşı çıkma çağrısı yaptıklarını anlatım ederek, geçiçi ateşkesin kalıcı bir çözüme dönüştürülmesini diledi.

Tuncer, İsrail'in bayan ve çocuk gözetimi yapmaksızın Gazze'de bine yakın insanın öldüğü ve binlerce bireyin yaralandığı bir katliam yaptığını dile getirdi.

Asker sivil gözetimi yapılmadığı bunun gibi sıhhat kuruluşları, ibadethaneler ve okulların da bombaların hedefi olduğuna işaret eden Tuncer, bölgenin abluka altında tutulduğunu ve mağdurlara ulaştırılmak istenen insani yardımların engellendiğini anımsattı. 

İsrail'in Gazze'de başta bayan ve küçükler olmak üzere masum sivillerinin öldürmesinin asla kabul edilemez olduğunu vurgulayan Tuncer, bunun için hiç bir gerekçenin haklı gösterilemeyeceğini belirtti. 

Sağlık hizmeti sunumunun engellenmesinin, yaralılara sıhhat hizmeti sunmaya çalışan sıhhat görevlilerinin hedef alınmasının ve sağlık merkezlerinin bombalanmasının harp suçu olduğunu anlatım eden Tuncer, İsrail'in savaş suçundan yargılanması gerektiğine işaret etti. 

Günümüzde masum insanların her ne sebeple olursa olsun abluka altında tutulmasının, her çeşit insani yardımın ulaştırılmasının engellenmesinin kabul edilemeyeceğinin altını çizen Tuncer, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Birleşmiş Milletlerin koruması altındaki eğitim binalarına sığınan çocuk, bayan ve bütün sivillerin acımasızca bombalanarak katledilmesi insanlık suçu olup asla kabul edilemez. Kutsal mekanlara ve ibadethanelere sığınan şahısların yaşamına son vermek ve bir inanışı hedef almak bir insanlık suçu olup, buna hiç kimse sessiz kalmamalıdır. Bu konu hakkında rektörler şekilde üniversitelerimiz girişimlerde bulunacak. Filistinli öğrencilere her konu hakkında destek verilecek, yardım kampanyaları başlatılacak ve konuyu memleket ve dünya gündeminde tutabilmek ve unutturmamak için lüzumlu çalışmalar yapılacak. Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler olmak üzere İsrail devletinin işlediği böyle bir insanlık suçuna sessiz kalan herkes zulmün ortağıdır. '

'Tüm üniversitelere gönderildi'

Bildirinin bütün üniversitelere gönderilip gönderilmediği sorusu üzerine Tuncer, bildirinin bütün üniversitelere gönderildiğini söyledi.

Prof. Dr. İnanç ise üniversiteler arası kurulun mail grubundan haberleştiklerini belirterek, kurulun her toplantısının bu mail grubu üstünden geldiğini anlattı.

Bu program için de kurulun mail grubunu kullandıklarını anlatım eden İnanç, 'Hangi üniversiteye, hangi gün ve saatte, kaç adet mesaj gönderdiğimiz yazılıdır. Dolayısıyla enfazla katılımı hedefleyen böylesi bir organizasyon için bazı üniversitelere haber verilmemesi bunun gibi bir hal elbette düşünülemez' dedi.

Bazı rektörler için 'Mailime bakmadım, bakamadım' yada 'O gün için lüzumlu hassasiyeti düşünemedim' şeklinde anlatım tarzının daha doğru olduğunu düşündüğünü dile getiren İnanç, organizasyonu yürütenlerin böyle bir suçlamayı hak etmediğini söyledi.

İnanç, haber verilmemiş olsa dahi başka bazı üniversitelerin yaptığı bunun gibi telefonla arayarak organizasyona katılabileceklerini belirtti.

Türkiye'de okuyan İsrailli öğrencilere yönelik yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki soruyu yanıt veren Prof. Dr. Tuncer, 'Biz tersine o arkadaşlarımızı bizle tıpkı fikirde olmaya çağrı ediyoruz. İtici değil, kucaklayıcı bir yaklaşımda bulunmak istiyoruz. Biz inanıyoruz ki akademik yaşamda olan herkes bu insanlık suçuna bitaraf kalamaz. Mutlaka bizim yanımızda olacaktır. Asıl çağrımız da zaten İsrailli akademisyenlerimizedir, meslektaşlarımızadır. Onlar da bizim bunun gibi bu konu hakkında dik duracaklar ve karşı çıkacaklar. Biz bütün insanlığı kucaklayıcı bir davranış içindeyiz, dini inanışı, ırkı, etnik yapısı ne olursa olsun insanı insan şekilde kabul ediyoruz. Bu insanlık suçuna karşı durmaya çağrı ediyoruz' dedi.

İsrail üniversiteleriyle anlaşması olan üniversitelerin bunları sonlandırıp sonlandırmayacağı yönündeki soruya karşılık Tuncer, İsrail üniversiteleriyle Hacettepe Üniversitesinin anlaşması olmadığını, her üniversitenin kendi anlaşmalarını gözden geçireceğini söyledi.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akhan ise 'Hiçbir biçimde rektörler olarak İsrail'den gelen öğrencilere karşı cephe alma durumumuz yok. Sadece İsrail devletinin yaptığı zulme karşı sesimizi duyuruyoruz' dedi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtcephe de Türk üniversitelerinin tepkisinin, İsrail devletine olduğunu vurguladı. Türk milletinin hoşgörünün engin kültürüne sahip olduğunu belirten Kurtcephe, şunları söyledi:

'Tarih boyunca İsrailoğullarına sıkıştıkları her süre yardım elini uzatan ulus olmuşuz. Anadolu'da Bizans onlara din değiştirmeye zorladığı, değiştirmeyenleri öldürmeye ktalkıştığı anda kucak açan Hazar Türkleri olmuştur. Yine biz İspanya'da müslümanlarla onları ayırt etmemişiz. İnsan oldukları için kurtarıcı şekilde getirip vatanımızı, nimetimizi, ekmeğimizi paylaşmışız. Yine 2. Dünya savaşında Almanların yaptığı soykırım esnasında kapılarını açan, her çeşit desteği sağlayan memleket olmuşuz. Bizim tarihimizde antisemitizm muhakkak yoktur. Tepkimiz, bu kadar zulme uğradığı isimlendirilen bir milletin bugün kendisinin zalim şekilde kadın, çocuk demeden zulme başvurmasıdır. Biz işte bu zalimlere karşı tepki işaret eden bir davranışı paylaşmak için buradayız. Yoksa herhangi bir Musevi kökenli insanı asla hedef almıyoruz. Dolayısıyla İsrailli olması bizim öğrencimiz şekilde bizde okuması hoşgörümüz altında onlara herhangi bir şey olmayacağnın teminatıdır. O konu hakkında herkes müsterih olmalıdır.'

Tepkilerinin insana acımasızca davranan, insanı kendi soydaşı değil adeta öldürülmesi gereken bir varlık şekilde gören bir anlayışa karşı olduğunu belirten Kurtcehpe, 'Dünyanın neresinde bir katliam işleniyorsa. Vicdanı olan, insanlığı olan her insanın buna 'dur' demesi gerektiğine inanıyoruz. hür düşüncenin ve insani değerlerin yaratıcısı ve nesillere aktarıcısı üniversiteler şekilde da İsrail'in kadın, çoluk, çocuk demeden savunmasız, masum insanlara acımasıca bomba yağdırması, hastaneleri vurması. Yine BM'ye ait binalara sığınan o masum insanlara acımasızca silahla saldırıp büyük katliamlar yapması karşısında bütün insanlığın sesinin çıkması gerektiğine inanıyoruz. BM Güvenlik Konseyi üyelerinin bu gidişata, bu katliama 'dur' demesi için bütün kamuoyuna sesleniyoruz' ifadelerini kullandı.

Yaralıların tedavisine ilişkin girişimleri olup bulunmadığı sorusunu yanıt veren Prof. Dr. Tuncer, aldıkları karara göre Gazze'den istikbal bütün yaralılara, üniversite hastanelerinin kapısının açık olduğunu, ellerinden gelen bütün yardımı yapacaklarını belirtti.

Tuncer, 'Eğer, türkiye devlet şekilde bize vazife verirse oraya gitmek ve çalışmak meselesi için en önde benim olacağımdan hiç kuşkunuz olmasın' dedi.

Bildiriye imza atan üniversiteler içinde ODTÜ'nün sebep bulunmadığı yönündeki soru üzerine Tuncer, onları katılmadı şekilde görmediğini, ODTÜ'nün ayrı bir bildiri yayınladığını, sebep ayrı bildiri yayınladığının cevabını ODTÜ'nün verebileceğini kaydetti.

'Filistinli öğrencilere kontenjan ayrılmalı'

Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akan da üniversitelerin aza bulunduğu uluslararası birliklere bu bildirinin iletildiğini aktardı. 

Gazze'ye yönelik bir sıhhat organizasyonu olması mecburiyetinde bütün üniversitelerin buna katkı sağlayacağını da anlatım eden Akhan, üniversitelerin açtığı yabancı talebe kontenjanlarından belirgin bir yüzdenin Filistin'den istikbal öğrencilere ayrılması, yabancı öğrencilere yönelik burslardan Filistinli öğrencilerin öncelikli faydalandırılması gerektiğini belirtti.

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Büyükberber de her sene tekrarlanan bu zulmü uluslararası literatüre geçirmek için yüksek lisans ve doktora öğrencilerine bu konuyu çalışmalarını özendireceklerini, bunun İsrail zulmünün tarihe not düşülmesi açısından fazla aşırı ciddi olduğunu bildirdi.

Muhabir: Ferdi Türkten - Yıldız Seçil Aktaş

HaberAzim.Com Güncel Haberler.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Organik Meyveler Evinizde Üreterek Doğal Beslenin
Pek çok kişi için ulaşılması son derece güç görünen bir hayaldir kendi sebze ve meyvelerini yetiştirmek!...

Haberi Oku