Gündem:
'Seçimlerine hedefleyen icraat raporu gibi'

Haberazim.com Gündem haberleri

Hükümet programı üstündeki görüşmeler için TBMM Genel Kurulu saat 14.00'da TBMM Başkanvekili Sadık Yakut yönetiminde toplandı. Görüşmelerde ilk sözü HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan aldı. Hükümet programı şekilde Parlamentoya sunulan bu çalışmanın bir program olmanın ötesinde AKP'nin faaliyetlerini içeren ve 2015 seçimlerini hedefleyen bir icraat raporu şekilde durduğunu savunan Buldan; 'Türkiye halklarının demokrasi, özgürlük, adalet ve eşitlik talepleri dikkate alındığında bu programın ileri bir çizgiyi temsil etmediği görülecektir. Öncelikli şekilde şunu net belirtmemiz gerekir ki programda kökünden bir demokratik değişim ve dönüşüm amacı yer almamaktadır. Varolan var sistemi kısmi restorasyonlarla sürdürme erek ve amacı söz konusudur' diye konuştu.

'TÜRKİYE'DE HİÇBİR KİMLİK VE İNANÇ YETERİNCE ÖZGÜR DEĞİLDİR'

Türkiye'de demokrasinin ve özgürlüklerin piyasasının son derece kısıtlı olduğunu ileri devam eden Buldan şöyle konuştu; 'İktidarın otoriterleşen uygulamaları her geçen gün artmakta, ayrımcı ve ötekileştirici politikalarla cemiyet adeta kamplaştırılmaktadır. Kimlikler, kültürler, inançlar, mezhepler, kadınlar, gençler, aydınlar, emekçiler, gazeteciler, çevreciler ve insan hakları savunucuları üstündeki baskılar keyifsiz edici boyuttadır. Türkiye'de hiç bir hüviyet ve inanç yeterince hür değildir.En küçük muhalif bir devinim dahi devletin en orantısız şiddetiyle karşı karşıyadır. Halkın siyasete katılımı ve Parlamento'da demokratik temsiliyeti engellerle karşı karşıyadır. Seçimler asla demokratik bir yarış bünyesinde geçmemektedir. Parlamento hür değildir. Tüm hukuklar AKP'nin çoğunlukçu dayatmasıyla geçmekte muhalefetin önerileri hiç bir biçimde dikkate alınmamaktadır. Adalet bu ülkede hemen hemen mumla aranır bir vaziyete gelmiştir. Türkiye giderek kanun devleti ilkesinden uzaklaşarak otoriter bir kanun devletine dönüşmektedir. İşsizlik, yolsuzluk, yoksulluk, emeğin sömürüsü, doğanın tahribatı, bayan cinayetleri, çocuklara yönelik her çeşitli şiddet alabildiğine artmaktadır.Geleceğinden umutsuz üniversiteli gençler, atanamayan öğretmenler çığ benzeri büyümektedir.Bir ülkede Şayet eşitlik hukuku yoksa, adalet yaralıysa, memleket yönetimi şeffaf ve denetlenebilir değilse, o ülkede korkusuzca bakılan bir gelecekten söz edilmektedir mi?'

'KÖKLÜ BİR REFORM İRADESİ VE NİYETİ GÖRÜLMEMEKTEDİR'

Şu an Türkiye'nin halen vuruş çağının anayasa ve yasaları ile kurumlarıyla yönetildiğini belirten Buldan; 'Toplumsal sözleşme niteliğinde demokratik bir anayasa yapmadan yeni Türkiye'yi nasıl inşa edeceksiniz? Yüzde 10'luk seçim barajı, TMK, TCK benzeri anti demokratik, otoriter hukuklar kaldırılmadan demokratik siyasetin, katılımın ve özgürlüklerin önünü nasıl açacaksınız? Halklara, kimliklere dayatılan tekçiliği ortadan kaldırmadan, çoğulcu bir sistemi inşa etmeden hür ve eşitçe bir arada hayat koşullarını nasıl yaratacaksınız? Hükümet programında hak ve özgürlüklerin AKP iktidarının teminatı altında bulunduğu anlatım edilmektedir. İşte asıl hata da burada yatmaktadır. Çağdaş demokrasilerde demokratik hak ve özgürlüklerin teminatı iktidar olabilmekte mi? Özgürlükler bir iktidarın değil, Anayasa ve yasaların güvencesi altında olmak zorundadır. Siz bunu sağlamadan yeni bir Türkiye'yi asla yaratamazsınız. Son 12 yılda iş cinayetlerinde katledilen işçilerle, Soma'yla, polis kurşunu ile öldürülen çocuklarla, Roboski'yle, bayan cinayetleriyle, yolsuzluklarla, yoksullukla, işsizlikle, emeğin sömürüsüyle yüzleşmeyen bir hükümet yeniyi inşa edebilir mi? Yeniyi temsil edebilir mi? Bütün bu gerçekler ışığında bakılınca ülkeyi toz pembe gösteren, sanki hiç bir problem yokmuş benzeri yansıtan, Türkiye gerçeklerinden ırak bir hükümet programıyla karşı karşıyayız. Program bu yönüyle bir coşku yaratmadığı benzeri umutsuzluğu da arttırmaktadır. Görüldüğü kadarıyla hükümetin amacı de var düzene çok dokunmadan, kendi iktidar hedefleri doğrultusunda kimi değişiklikleri gerçekleştirmektir. Yoksa kökünden bir reform iradesi ve niyeti görülmemektedir. Daha açık bir ifadeyle hükümet programında bahsedilen 'Yeni Türkiye'nin yapımı Şayet bu kısıtlı adımlarla yapılacaksa ortaya çıkacak binanın sağlamlığı da materyali çalınan inşaattan değişik olmayacaktır. Ne yazık ki bu inşanın materyali eksiktir. Programdaki 'Yeni Türkiye' söylemine bakılınca gerçekte bir hedef saptırmasının yapıldığı da aleni görülecektir. Şöyle ki, ülkemizin bugünkü ana gereksinimi var sistemi aşacak 'demokratik bir Türkiye' hedefini gerçekleştirebilmektir. Mevcut anti demokratik sistemi allayıp pullamak ne demokrasi açığını kapatacak ne de Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Unutulmamalıdır ki, Şayet sağlam bir demokrasiniz, kalıcı bir iç barışınız ve diri bir demokratik anayasal sisteminiz yoksa, problemler karşısında çaresizlik bünyesinde kıvranmanız kaçınılmazdır. O nedenden bu program Türkiye halklarının talebi bulunan demokratik Türkiye amacından yoğun şekilde uzaktır' ifadelerini kullandı.

'DEVLETİN BULAŞTIĞI BÜTÜN ALEVİ KATLİAMLARIYLA YÜZLEŞMELİDİR'

Programda Roman yurttaşların hayat koşullarına ait iyileştirme vurgusu yapıldığının altını çizen Buldan; 'Ama uygulamada iyileştirme değil mağduriyetlere yol açılıyor. Hükümetin Roman açılımı adını verdiği süreçte sosyal dokusu ve mekânı korunması gereken Sulukule, kentsel dönüşüm kapsamına sokulmuş ve 5 binden çok Roman yerinden, yurdundan edilmiştir. Yerinden dönüşümle sosyal dokuları, kültürleri korunması gereken Roman yurttaşlarımız, hem hayat alanlarını, hem ekonomilerini, hem de sosyal ilişki ağlarını kaybetmişlerdir. Şimdi Roman yurttaşlarımız hükümetin samimiyetine nasıl itimat duyacak? Keza Alevilere yaklaşım da aynıdır. Programda hükümetin bütün inanç ve mezheplere eşit mesafede yaklaştığı iddia edilmektedir. Ama uygulamada eşitlik değil tam bir ayrımcılık ortaya çıkmaktadır. Alevi toplumunun sorunlarını çözeceğini iddia eden bu hükümet yönetiminde, ders kitaplarında Alevi inancı gayriahlâkî tanımlamalarla, hakaret edilerek yeni nesillere aktarılmaya çalışılmaktadır. Alevilik inancı küçük düşürülmekte ve bu yolla Alevi yurttaşlarımızın hayat alanları daraltılmaktadır. Bu çarpık zihniyetin değişmesi gerekir. Hükümetin Aleviliği, onların ibadet biçimini Alevi toplumuna bırakması gerekir. Cemevleri ibadethane şekilde hukuki statüye kavuşmalı, devletin diyanete ayırdığı paydan Aleviler ve başka inanç grupları da yararlanmalıdır. Ders kitaplarında Alevi halkını rencide eden bütün ifadeler çıkarılmalıdır. Geçmişte devletin bulaştığı bütün Alevi katliamlarıyla yüzleşmelidir. Bunları gerçekleştirmeden bu inanç ve kültürleri kucaklayamazsınız' diye kaydetti.' 

AKP'NİN MEVCUT PRATİĞİYLE VE ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU'NA SUNDUĞU ÖNERİLERLE ÇELİŞMEKTEDİR'

Buldan, yeni Anayasa hakkında şunları söyledi; 'Hükümet programında yer saha 'yeni Anayasa' söylemi AKP'nin var pratiğiyle ve Anayasa Uzlaşma komisyonu'na sunduğu önerilerle çelişmektedir. AKP, Yürütme kısmı dışında, 82 Anayasasının devamı niteliğinde bir anayasa önerisi sunmuştur. Özellikle hak ve özgürlüklerin sınırlanması hususunda 82 Anayasanın Devletçi yönü korunmuş, halk düzeni, umumi ahlak benzeri sınırlama ibareleri muhafaza edilmiştir. Programda belirtilen katılımcı Anayasa vaadi ise AKP'nin sunmuş bulunduğu Anayasa taslağında yer almamaktadır. Tam tersine bütün yetkileri elinde toplayan sert merkeziyetçi bir Başkanlık modeli formüle edilmiştir. Anayasa Uzlaşma Komisyonunda bizim sunduğumuz halkın karar mekanizmalarına katılımını arttırıcı mahalli yönetimlerin güçlendirilmesi, sivil hem bizim hem demokratik kitle örgütlerinin tek tipleştirmeye ve farklılıkları hasım gören anlayışa karşı önerdiği Anayasa ve kanun teklifleri bizzat AKP sebebi ile reddedilmiştir.'

'ÇÖZÜM YASASININ ÇIKMASI ZEMİNİ GÜÇLENDİRMİŞTİR'

Pervin Buldan, konuşmasının son bölümünde Çözüm Süreci'ne ait değerlendirmlerini paylaştı. Buldan, şunları söyledi; 'Çözüm sürecinin bir hükümet programında olması ve politik muhatabını bulması, barışın toplumsal tabandaki kabulünün ve vazgeçilmezliğinin en mühim göstergesidir. Bugüne kadar parlamentoda bulunan bütün partiler sebebi ile bu sürecin sahiplenilmemesini iri bir eksiklik şekilde görmekteyiz. Bugün Türkiye'nin hiç bir ilinde, ilçesinde, köyünde kasabasında süreçten memnun olmayan kimse yoktur. Toplumu rahatlatan bu süreç, yalnızca Kürt halkı ve temsilcileriyle devlet içinde yapılan ve yalnızca Kürt halkını ilgilendiren bir konu da değildir. Bu problem Türkiye'nin demokratikleşmesi meselesidir. Bu sebeple de Parlamento'daki bütün partiler bu konuya politika üstü bir anlayışla yaklaşmalıdır. Öcalan'la bir buçuk yıldır sürdürülen diyalog sürecinin bundan sonraki evrede Türkiye'nin iri barışına müsait şekilde taraflar arası bir müzakereye dönüşmesi gerekir. Bununla ortak müzakere koşullarının oluşturulması, tarafların değişik toplumsal kesimlerle teması, müzakereyi izleyecek ve tıkanma noktalarında tavsiyede bulunabilecek üçüncü bir tarafın oluşması ve görüşmeleri kayıt altına alacak ve taraflara değişik ihtiyaçlarda destek sunabilecek bir sekretaryanın oluşması öncelikli beklentilerimiz arasındadır. Çözüm yasasının çıkması zemini güçlendirmiştir. Şimdi bu zemin üstünden süreci kalıcı bir vaziyete getirecek başka adımların atılması gerekir. Ortadoğu'daki bilhassa sınırımızda yaşanan haberleri göz önüne aldığımızda bu sürecin kazanımlarını riske atabilecek tehlikelerle karşı karşıya olduğumuzu da belirtmek isteriz. Bir an öncelikle çözüm sürecinin hızlandırılarak kalıcı barışın sağlanması, bizleri karşılaşabileceğimiz tehlikelere karşı da koruyan en mühim etken olacaktır. Unutmayalım ki; halkların eşitliğine dayalı ilişkisi fakat bizleri geleceğe taşıyacaktır.'

Haber Azim Güncel Ajans Haberleri
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Ucakbileti.com’dan 2017 Uçak Bileti Kampanyaları
Ülkemizde hizmet veren hava yolu firmalarının profesyonellik seviyesine ulaştığını söylemek kesinlikle...

Haberi Oku