Gündem:
Ulusal güvenliğimizi tehdit eden çeteleri temizleyeceğiz

Haberazim.com Güncel Ajans Haberleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Al Jazeera Türk kanalında yayınlanan ve internet sitesinde de yer alan röportajında, Cumhurbaşkanı şekilde Türkiye'de Anayasa'nın kendilerine verdiği görevler neyse bu görevleri bu çerçevede yürüteceğini belirtti.

'Tabii bizim şu andaki sistemimiz bir başkanlık sistemi değil' ifadesini kullanan Erdoğan, şunları dile getirdi:

'Ama yarı başkanlık sistemine benzer bir yapım bizde var ve bu yapım bünyesinde bizler seçilmiş bir başbakan ve ilk kez kamu vasıtası ile seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak, ortak el ele eda etmek şekli ile lazım ülkemizin gerekse bölgenin tıpkı sürede uluslararası ilişkilerde ayrıcalıklı bir Türkiye'yi ki biz bunu seçimlerde 'Yeni Türkiye' adıyla devamlı işledik, inşa etmek üzere çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Tabii aşırı hummalı bir çalışmaydı bu. Gerek demokraside lazım ekonomide aşırı hummalı bir çalışmayla geleceğe yürüyoruz. Öncelikle Türkiye'de bitkisel halkımızın bize bulunan teveccühü burada aşırı farklıydı. Biz partimizin şahsımı namzet göstermesiyle bu seçime girdik. Ama temel muhalefet partisi ve öteki bir muhalefet partisi Türkiye'deki öteki muhalefet partilerini de yanına almak suretiyle 13-14 parti destekleyerek bir namzet çıkardılar ve bunun beraberinde bir öteki namzet daha vardı. Dolayısıyla üç namzet yarıştık sonunda halkımızın yüzde 52'sinin oylarıyla cumhurbaşkanlığına seçilmiş olduk.'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Tabii bu istikbal süreci aşırı ayrıcalıklı bir biçimde biz inşa edeceğiz ve bunun ismi bir kez Yeni Türkiye... Yeni Türkiye bitkisel ayrıcalıklı olacak ve bu seçim bildiğiniz bu şeklinde ilk turda biten bir seçim oldu, ikinci tura kalmadı. İlk kez böyle bir şey gerçekleşmiş oldu. Bu noktada da aşırı anlamlı' değerlendirmesinde bulundu.

Göreve başladıklarından bu yana dokuzuncu seçimi geride bıraktıklarını anımsatan Erdoğan, 'Dokuz seçimde de devamlı şekilde oylarını arttıran bir devinim ve devamlı şekilde da halkımızın teveccühünü kazanan hamdolsun bir cumhurbaşkanı olduk' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

'Şimdi bitkisel biz burada inşallah atayacağımız kıymetli başbakanımızla birlikte ve tıpkı sürede yurdumuzda şu andaki iktidarla el ele vererek, 12 yıllık tecrübemizi aşırı daha ayrıcalıklı bir biçimde işleyeceğiz. Bu deneyimi lazım cumhurbaşkanlığı makamı lazım iktidar makamı şekilde dayanışma içerisinde Türkiyemizin ve ülkemizin bütün halkının imkanlarını daha da arttırma üstüne inşa edeceğiz ki aydınlık yarınların Türkiye'si aşırı ayrıcalıklı olsun. 2023 hedeflerine aşırı daha ayrıcalıklı ulaşalım istiyoruz. Bunu da başaracağız.'

'Değerler noktasında, düşüncesi planda en ufak bir ayrılığımız söz konusu değil'

'Başbakan şekilde sebep Ahmet Davutoğlu'nun seçildiği'ne ilişkin soru üzerine Erdoğan, 'Şimdi bitkisel şunu bilhassa ortaya koymak lazım; Görevlendirme noktasında yaptığım bütün istişarelerde, aşırı geniş kapsamlı bir istişare yaptım ve bugüne kadar yani bir başbakan olarak, bir umumi başkan şekilde hayatımı daima istişareler üstüne yapım etmişim' ifadesini kullandı. Erdoğan, şunları söyledi:

'Çünkü bizim biliyorsunuz uygarlık perspektifimiz bünyesinde istişarenin noktayı aşırı farklıdır. İnancımızda da istişarenin noktayı aşırı farklıdır. Ve Türkiye'de hiç bir siyasal parti bu denli geniş kapsamlı bir istişareye dayalı şekilde adayını saptama etmez. Biz adaylarımızı da böyle saptama ederiz. Başbakan adayımızı da saptama ederken Türkiye genelinde partimizin bilhassa tabanında bu işte söyleyecek sözü bulunan bütün arkadaşlarımızı en üst kuruldan en alt kurula kadar dinledik.'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişareler neticesinde ve partinin bütün kurullarından alınan kanaatler neticesinde Davutoğlu'nun aday olduğunu hatırlatarak, 'Burada bir hassasiyet var. Tabii ben göreve geldiğimde, danışman şekilde Ahmet Bey yanımda göreve başladı lakin ben Ahmet Bey'i o gün tanımadım. Ahmet Bey'i daha geçmişten tanıyorum' dedi.

Davutoğlu'nun o dönemde üniversiteye devir arzusunun olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

'Biz dedik ki 'Artık bak buraya kadar danışman şekilde geldin, Abdullah Bey'in beraberinde çalıştın, şimdi bizim yanımızda çalıştın, bundan sonra sizi aşırı daha ayrıcalıklı görevler bekleyecek. Siz bugüne kadar teorisyendiniz. Şimdi bundan sonra bu işin pratiğini de yapmak şekli ile teoriyle pratiği bir araya getirecek ve ülkemize, milletimize bu biçimde aşırı daha faydalı olacaksınız'. Ve zaten değerler noktasında, düşüncesi planda en ufak bir ayrılığımız söz konusu değil. Ve çalışkan bir kardeşimiz, arkadaşım. Buna inanıyorum, buna güveniyorum. Burada çalışmak aşırı önemli. Yani bu biraz böyle keyfilik kabul etmez, aşırı koşturmayı ister. Dışişleri Bakanlığında, bu noktada muvaffakiyetli bir performansı Sayın Davutoğlu ortaya koydu. Şimdi de inşallah lazım memleket içi lazım memleket dışı beraberce koşturacağız. Bakanlarımızla birlikte inşallah ülkemizi aşırı daha ayrıcalıklı bir yere taşıyacağız.'

'Devlet bünyesinde devlet asla olmaz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Görev süresi dolan Sayın Abdullah Gül ile ilişkiniz nasıl?' sorusuna şu yanıtı verdi:

'Abdullah Gül'le aynen Dışişleri Bakanı bulunduğu zaman, kendisini cumhurbaşkanlığına namzet gösterdiğimizde aramızdaki yasa ne kadar sıcaksa şu anda da bu yasa tıpkı biçimde sıcaktır. Tabii partimizin içerisine fitne sokmak isteyenler, tefrika sokmak istek edenler bu çeşit şeyleri 7 yıllık cumhurbaşkanlığı zamanında süre vakit Abdullah Bey'le benim aramda, süre vakit hanımlarımız içinde bu çeşit ayrılıkların olduğunu net işlemişlerdir, bundan sonra da işleyebilirler. Ama onların hiç bir süre bu attıkları adımlar tutmamıştır, bundan sonra da tutmayacaktır. Çünkü biz olağan bir parti değiliz. Bu bir davadır ve bu davaya kalp verenler bundan böyle inanıyorum ki kıyamete dek bu anlayış bünyesinde o kardeşlik duygusu bünyesinde bu hizmeti sürdüreceklerdir.'

'Paralel yapım ile çekişmeyi nasıl bir neticeye bağlayacaksınız?' sorusu üzerine Erdoğan, iktidarları döneminde, bu grubun, kendilerine önceleri bir cemaat anlayışı bünyesinde yaklaştığını belirterek, 'Biz bitkisel elimizden gelen her çeşitli desteği yurdumuzdaki hükümler çerçevesinde verdik. Fakat süre bünyesinde bu ne yazık ki bir çeteleşmeye, bir mafyalaşmaya, bir enlem devlet yapılanması süreci içerisine girdi. Ve enlem devlet yapılanması şekilde da bizim bundan böyle resmi kayıtlarımıza girmiştir' değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları vurguladı:

'Milli Güvenlik Kurulu şekilde bu isimle bundan böyle tescil edilmiştir, böyle bir hali vardır. Şu anda bitkisel kurumlarımız bünyesinde bunların temizliğine yönelik çalışmalar başlamıştır. Cumhurbaşkanı şekilde vazife süreci bünyesinde ben bunun mücadelesini devam ettirmeyi ulusal güvenliğimize bir tehdit olması nedeni ile yapmak zorundayım. Aynı biçimde başbakanım, tıpkı biçimde kabinemiz bu mücadeleyi bütün kurumlarımızla birlikte sürdürmek durumundayız. Çünkü burada bir ulusal güvenliğimizin tehdidi söz konusudur. Biz ulusal güvenliğimizin tehdidini bu çeşit çetelere asla bir kez yaptırtmayız. Onlara karşı da bu mücadeleyi de zinde şekilde veririz ve onları da temizlemek durumundayız ve bunu temizleyeceğiz. Gerek ulusal gerekse uluslararası bazda bu mücadelemiz kararlı bir biçimde sürecek.'

Erdoğan, 'Tabii bunlar daima geçmişte cemaat diye anılmışlardır lakin şunu söyleyeyim ki bizim Türkiye'de cemaatlerle bir problemimiz yoktur. Ama bunlar cemaat olmaktan çıkmış, bundan böyle bir çete biçimine dönüştü ve daha da ileriye giderek devletin birimlerinde yapılanma içerisine girmiştir. Devlet bünyesinde devlet asla olmaz' ifadesini kullandı.

'Bu mücadelenin nasıl olacağı' sorusuna da Erdoğan, 'Bunların tümü başladı yapılmaya, bunlar yapılır şu anda, tabii. Bakın şu anda emniyet teşkilatı içerisindeki yapılanmada oldukça çok ad şu anda hukukun umumi çerçevesi bünyesinde tutuklanmaya başladılar ve özgür kalacak olanlar özgür kalıyor lakin tutuklanması gerekenler tutuklanıyor, daha işin başındayız' karşılığını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ayrıntıları verdi:

'Ama bundan sonraki süreç de bu tıpkı kararlılıkta devam edecek. Bu yalnızca emniyetteki yapılanmadır. Diğer kurumlarımızın içerisindeki yapılanmalar var. Bulundukları vazife yerlerinden ayrıcalıklı yerlere bunların tayinleri çıkmıştır, birileri açığa alınmıştır, bunlar devam ediyor. Birçok hukuki düzenlemelerle, sebebiyse süreç nedeni ile Meclis'in kapandığı bir vakte da bitkisel bu rastgeldi. Ama yeni yasama yılıyla ortak bu aşırı daha kararlı bir biçimde sürdürülecektir.'

'Ülkemizde bir kez en ufak bir operasyona müsaade etmeyiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, röportajda hariç politikaya ait soruları da yanıtladı. 'Irak'ta bağımsız Kürdistan için çalışmalar yapıldığının' anlatım edilmesi ve 'Türkiye Kürtleri açısından hal nedir?' sorusunun yöneltilmesi üstüne Erdoğan, 'Şimdi şunu aşırı açık net anlatmak durumundayım. Bir kez Türkiye'de benim Kürt vatandaşlarımın sıkıntısı noktasında, benim ne kadar sorunum varsa Kürt vatandaşlarımın da o kadar sıkıntısı vardır. Yani böyle bir ayrımcılık falan söz konusu değildir' dedi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

'Ama Türkiye'de ne yazık ki bunu ayrıcalıklı bir perspektif içerisine oturtup 'Kürt sorunu' ya da 'Kürt meselesi' diye anlatım etmişlerdir. Yani buna Kürt meselesi dediğiniz süre bunun karşısına Türk meselesi de çıkar, Laz meselesi de çıkar, Arnavut meselesi de çıkar, Arap meselesi de çıkar, Boşnak meselesi de menfaat bunların tümü çıkar. Ama bütün yurdumuzdaki etnik unsurların kendilerine has sorunları olmaktadır ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu sorunları minimize eden AK Parti iktidarından başka bir iktidar olmamıştır, bunu biz başardık. Ve şu anda bu bölgelerin hepsinde madden ve manen altyapıdan üstyapıya varıncaya kadar oldukça çok hizmetleri eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, tarımda bütün bunlarda bu hizmetleri vermiş bir iktidar şekilde biz yolumuza devam ediyoruz. Şunu bilhassa söylüyorum; Biz 780 bin kilometrekare üstünde bir ülkeyiz. Ülkemizde bir kez en ufak bir operasyona müsaade etmeyiz. 36 etnik öğe olmaktadır bizim ülkemizde. Hepsi de bizim açımızdan birdir, aynıdır ve benim için Türk neyse Kürt de odur, Arap da odur, Boşnak da odur, Arnavut da odur. Hepsini, 'Yaradılanı severiz yaradandan ötürü' anlayışıyla seviyorum, seviyoruz.'

'İnşallah Irak, birlik beraberlik bünyesinde tekrar ayağa kalkar diye dua ediyorum'

Kuzey Irak'taki gelişmelere de yer veren Erdoğan, 'Biz bir kez Irak'ın genelinde toprak bütünlüğünün korunmasından yanayız. Bölünmesini asla istek etmeyiz. Son gelişmeler bizi ciddi anlamda üzmüştür. Yani biz orada ne mezhepsel bir ayrışmayı ne etnik bir ayrışmayı istek etmiyoruz' değerlendirmesini yaptı.

Irak halkının bir ve birlikte olmasını istediklerini dile getiren Erdoğan, şu görüşleri dile getirdi:

'Fakat bitkisel ki bu son gelişmeler, Suriye'deki gelişmelerde bağlantılı şekilde bu biçimde gelişim göstermesi hepimizi yaralamış, bölgeyi yaralamış, bitkisel ister istemez burada oldukça çok tavırları almak durumunda kaldık, kalıyoruz. Bunun bir an evvela aşılması, bitkisel bizim de en mühim sorunumuz. Geçmişte Maliki ile bulunan süreç ne yazık ki hiç iyi gitmedi. Bizim onlarla ilişkilerimiz aşırı fazla ileriydi ve kendilerine her alanda her çeşitli desteği verebileceğimizi söylememize karşın bu çeşit uyarıları yapmamıza karşın dinlemediler ve şu anda onun bedeli ödeniyor. Fakat Meclis'te başkanın seçilmiş olması, arkasından cumhurbaşkanının seçilmiş olması, arkasından da başbakanın seçilmiş olması, şimdi bundan böyle kabinenin bir ulusal mutabakat hükümeti olarak gerçekleşecek olması umutlarımızı yeşertiyor. Şimdi onun beklentisi içerisindeyiz. İnşallah Irak, birlik beraberlik bünyesinde tekrar ayağa kalkar diye dua ediyorum.'

'ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in, Irak'ta çözümün Kürt, Sünni ve Şii federasyonlardan geçtiği' şeklindeki sözlerinin hatırlatılmasına ve 'Komşuların evinde federasyon sizin için ne anlatım ediyor?' diye sorulması üzerine ise Erdoğan, 'Tabii onların başından itibaren istekleri buydu. Yani Irak'ı bölmek ve bunların bitkisel haritalarını falan gördük. Ama bir bölünmüş Irak ne yapar, bütün o gücü kaybettirir ve içerideki bu çatışmalar hiç bir süre bitmez. Bu bitkisel aşırı fazla tehlikeli bir süreç. Yine ben bütün bunlara karşın Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasını savunuyorum. Böyle bir bölünme meydana geldiği süre da burada bitkisel yapılacak bundan böyle herhangi bir şey de kalmayacaktır. Ama arzumuz toprak bütünlüğünü savunmaktır, Irak'ın birliğini, beraberliğini savunmaktır. Çünkü ne kadar birlik beraberlik zinde olursa o memleket o kadar zinde olur' cevabını verdi.

Kaynak: AA

Haber Azim Güncel Ajans Haberleri
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Eğlenceli Sosyal İçerik Platformu
İnternet üzerinde yer alan bilgileri yararlı yönde kullanmak oldukça önem taşıyor. Çoğu insan internet...

Haberi Oku