Sağlık:
Mevsim depresyonu yaşamak istemiyorsanız...

Mevsim depresyonu yaşamak istemiyorsanız bunlara dikkat edin!

 Depresyonda olan kişinin üzüntü ve keder duygularının artarak, ruhsal çökkünlük yaşadığını dile getiren Uzm. Psikolog Yahşi; ‘Mevsimsel depresyonu, herkes geçici ya da hafif olarak birkaç gün süreyle yaşayabilir. Kişi kendisini isteksiz, durgun, enerjisi az, bedensel olarak yorgun ve hayattan keyif almayan biri olarak tarif etmeye başlar. Konuşması, hareketleri ve düşüncelerinin içeriğinde de yavaşlama gözlemlenir. Konsantrasyon ve zihnin canlılığı azalır, karar verme yetisi kısıtlanır. Ayrıca iştah ve kiloda değişiklikler olabilir. Uyku azalır ya da artar. Depresyondaki bir kişi için karamsarlık hali belirgin bir özellik olur ve bu karamsarlık her şeye olumsuz bakma; hatta intihar düşüncesine kadar gidebilir. Ancak asıl mevsim depresyonu iki hafta kadar sürer. İki haftayı geçtiği halde kişinin depresif hali devam ediyorsa; işinde, ailesinde ve sosyal ortamında işlevselliğini kazanamadıysa ya da bedensel yakınmaları devam ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurmalı.’ açıklamasında bulundu. 
 
Neden Depresyondayım Diyorsanız…
 
Tatil sonrası sorumluluklarınıza ve eski temponuza geri döndüyseniz, okullar açıldıysa, masrafların çoğalmasıyla birlikte birtakım maddi zorluklar yaşamaya başladıysanız, iş yükünüz giderek artıyorsa, tabiattaki değişikliklerden etkileniyorsanız depresyona girebilirsiniz. Bu değişikliklerin biyolojik olarak bizi etkilemesi de sebeplerden biri. Sonbaharda güneş ışınlarının azalmasıyla birlikte depresif duygularda artış gözlemlenir. Bu artış, karanlık nedeniyle beyindeki 'melatonin' hormonunun daha çok salgılanmasına bağlıdır.
 
Mevsimsel Depresyonu Atlatmak İçin…
 
• Öncelikle bunun utanılacak ve zayıflık duyacağınız bir durum olmadığını, herkesin zaman zaman böyle bir süreci yaşabileceğini kabul edin. 
• İyi hissettiren her türlü etkinliğe katılın
• Geri dönüşü güç olan kararlar vermeyin.
• Yalnız kalmamaya özen gösterin, sevdiğiniz kişilerle sürekli iletişim halinde olun. 
• İlgi alanlarınızı artırın. 
• Olumsuz düşüncelerinizin farkına varmaya ve o yapıyı değiştirmeye çalışın.
• Duygularınızı yakınlarınızla paylaşın. 
• Sporla uğraşın ve uykunuzu düzene sokun.
• Hayatınızda olumlu değişiklikler yaptığınız halde ruh halinizde herhangi bir iyileşme görmüyorsanız mutlaka bir uzmandan destek alın. 

Aksi önerilmedikçe vitamin ve minerallerin doğal yollarla yani besinlerle alınmasına gayret edilmelidir. Bunun için ağırlık verilmesi gereken besinler şunlardır:
 
A vitamini: Karaciğer, havuç, kayısı, kavun, yumurta, ıspanak, kabak, domates, karaciğer, brokoli, marul
C vitamini: Limon, portakal, greyfurt, kivi, roka, maydanoz, yeşil sivri biber, kuşburnu, domates 
E vitamini: Tüm bitkisel yağlar ve yağlı tohumlar
Selenyum: Deniz ürünleri, böbrek, yürek, etler
Çinko: Bulgur, badem içi, ceviz, balık, et, karaciğer süt, yumurta, kuru baklagiller 
Magnezyum: Yağlı tohumlar, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, muz, tahıllar. 
Sigara içenlerde C vitamini başta olmak üzere birçok vitaminin ve mineralin emilimi olumsuz etkilenmektedir. Bu sebeple sigara içenlerin içmeyenlere oranla vitamin ve mineral ihtiyaçları daha fazladır.
 
YORGUNLUĞA İLAÇ GİBİ GELECEK GIDA TAKVİYELERİ
Gingko Biloba: Çok iyi bilinen bir yorgunluk gidericidir. Gingko bitkisinin ekstresinden elde edilen bu ilaç, Avrupa’da büyük ilgi görmeye ve yorgunluk tedavisinde yaygın olarak kullanılmaya başladı
Arı poleni: Arı poleni arıların erkek çiçek tohumlarından topladığı ekstra enerji verici bir maddedir. Kronik yorgunlukta, enerji ihtiyacının arttığı durumlarda ve bağışıklık sisteminin güçlenmesin de etkilidir.
Garcinia Cambogia: Vücutta depolanmış yağların yakılmasına ve enerjiye dönüştürerek vücudun enerjisini artırmaya yardım ettiği bilinmektedir.
Ginseng: Ginseng kökünün fiziksel ve zihinsel aktiviteyi artırdığı bilinmektedir. Vücuttaki yağ asitlerini enerjiye dönüştürerek kaslardaki şeker kullanımını dengeler. Yorgunluğun giderilmesine, konsantrasyonun artmasına, dokuları yenileyerek yaşlanma etkilerinin azalmasında yardımcıdır. 
Piknogenol: Akdeniz kıyılarında yetişen bir çam türü olan Pinus Maritima'nın kabuklarından elde edilen bir maddedir. Dolaşım sisteminden kansere kadar birçok alanda olumlu etkisi olduğuna yönelik çalışmalar yapılmaktadır. bu maddenin etkili olduğu bir alanda fiziksel yorgunluğu geciktirmesi ve azaltmasıdır. Vinciguerra ve arkadaşlarının; J Sports Med Phys Fitness dergisinde 2013 yılında yayınlanan çalışmasına göre; doğru beslenme ve egzersiz eşliğinde kullanılan Pycnogenol takviyesinin sporcuların yorgunluğunun daha geç gelişmesine ve performansın artmasına olumlu etki etmektedir. Yine Bentley ve arkadaşlarının 2012 yılında bisikletçilerle yaptıkları ve Research in Sports Medicine dergisinde yayınlanan çalışmalarında Pycnogenol takviyesi alanlarda kayda değer şekilde yorgunluğun geciktiği sonucuna varılmıştır. 
 
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Botoks SGK Tedavi Listesinde Yerini Aldı
Estetik olarak değil, tedavi olarak yapılacak olan Botoks, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 11. Dairenin...

Haberi Oku