Türkiye:
Bülent Arınç: Patlayıcının istikameti Cudi Dağına ulaşmadan yakalanıcaktır
 Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra açıklama yaptı. Arınç, Silopi'de PKK'nın gasp ettiği 400 kilo patlayıcıyı Cudi Dağı istikametine götürdüğünün tespit edildiğini ve PKK'lıları Cudi Dağı'na varmadan yakalayacaklarını söyledi.

"PKK'NIN EL KOYDUĞU PATLAYICI “

Son haftalarda şiddet olaylarının artış istidadı gösterdiğini biliyoruz. Bütün bu olaylarla ilgili anlık müdahaleler yapılmıştır. Fail ve failler yakalanmıştır ya da yakalanmak üzeredir. Bundan sonra alınması gereken ek tedbirler ilgili bakanlarımız tarafından bir kez daha gözden geçirilmiştir. Dış olaylarla ilgili de hepimizin günlerdir takip ettiği konularla ilgili arkadaşlarımızın sorularına cevaplar verildi. Silopi İlçesi Aksu Köyü mevkiinde PKK tarafından gasp edilen patlayıcı madde olayı var. 3 araçtan bir tanesine terör örgütü mensupları tarafından el konulmuş ve Cudi Dağı istikametine götürülmüştür. Olayın öğrenilmesinin ardından bölgeye insansız hava aracı davet edilmiş ve taarruz helikopterleri sevk edilmiştir. Bu madenin güvenliğinin yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar kapsamlı bir arama tarama ile Cudi Dağı'na varmadan yakalanacaklarını tahmin ediyoruz. Patlayıcı madde miktarı 400 kg civarında. Esasen nakledilen patlayıcı madde miktarı bunun 3 katıdır. Eğer bölgede güvenlik güçlerimiz bulunsaydı, böyle bir sevkiyatın özel güvenlikle olmayacağı biliniyor olsaydı bu durumla karşılaşılmayacaktı.

Adana'da bir okulda Türk bayrağı indirildi


Genelkurmay ayrıca, Adana'daki bir okulda Türk bayrağının indirilerek parçalandığını açıkladı.
24 Ekim'i 25 Ekim'e bağlayan gece Hürriyet Mahallesi'nde yaşanan olayda  ikiye bölünen bayrağın yarısının yere atıldı, diğer yarısı ise bulunamadı. Açıklamada, bayrağı indiren kişi veya kişilerin henüz kimliğinin saptanamadığı belirtildi.Yerel yöneticiler ise bu konuda herhangi bir açıklama yapmadı.

"YERDEKİ KANA BAKMAYIN YOL KESMEYE BAKMAYIN"

"Çözüm Süreci devam ediyor ama birileri Çözüm Süreci devam ediyor diye bizden yumuşak davranmamızı beklemesin. Birileri milletin acısını duymazdan geliyorlar. Hala bir başsağlığı, geçmiş olsun dileğinde bulunduklarını duymadık. Bu olaylar yaşanmamış gibi sekretarya kurulacak, içinde ben de olacağım... Bu olayların yaşandığı bir dönemde, polisimizin, askerimizin kanı yerdeyken biri bize bunları derse onun yüzüne bile bakmayız. Siz yerdeki kana bakmayın, yol kesmeye bakmayın, patlayıcı çalmaya bakmayın... Biz nerenin hükümetiyiz? Biz aldığımız kararlar ve Meclis'in bize verdiği yetkiyle Temmuz ayında çıkardığımız kanuna harfiyen uyacağız. Bunun yapılmasının karşılığının olduğunu da herkesin bilmesi lazım. Kim ne adım atacaksa onun atılması gerekir. Biz hükümetiz, öyle aba altından sopa göstermeyi sevmeyiz. Kimse süreç gitti mi endişesine kapılmasın. Bu işin biteceği zaman da milletimize söyleriz."

"MAHKUM DEĞİLİZ"

"Çözüm sürecine mahkum değiliz. Türkiye'nin geleceği için çok önemsiyoruz. Ama bu sadece bizim için bir şey değil ki, Türkiye için geçerlidir. Örgütün bitirilmesi konusunda örgütün liderinin söylediği şeyler de önemlidir. Biz bu işi bitirmek istiyoruz. Parlamentoda bitecek. Ama çözüm sürecini sadece biz istiyormuşuz mecbur gibiymişiz gibi, herkes her istediğiyle buna zarar verecekse hayır bu böyle değil. Çözüm süreci başarısızlığa uğrarsa herkes altında kalır adadaki şahıs da dahil. Çok ince ve hassas davranıyoruz. Bizim gösterdiğimiz kadar herkesin hassas davranması gerekiyor. Her önüne geçeni söyleyecek biz de çözüm süreci devam edecek diyeceğiz. Bitiren taraf biz olmayacağız."

"EĞİT DONAT"

"IŞİD'le koalisyon katılan güçler ve Türkiye'nin izlediği politika kapsamında geniş bir görüşme gerekiyor. Tek şartımız var ulusal çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa onu yapacağız. Hadi bakalım aslansınız gibi bir şeyin içerisinde değiliz. Eğit donatla ilgili görüşmeler devam ediyor. Bir kısmı ABD'de yapıldı. Bir kısmı Türkiye'de yapıldı. Türkiye'nin istekleri karşılanırsa düşünürüz karşılanmazsa düşünmeyiz."

"ÇÖZÜM SÜRECİ ÇOK ÖNEMLİDİR AMA..."

"Sayın Başbakanımızın bugün itibariyle neredeyse iki ayı doldu. İki aydan bu yana Sayın Başbakanımız çözüm süreci ile kamu güvenliğinin birbirinin alternatifi olmadığını izah ediyor. Kamu düzeninin mutlak anlamda sağlanması ayrı bir konu. 6-7 Ekim olaylarında rastladığımız gibi cana ve mala kast eden olaylar terör olaylarıdır ve bunun azına da çoğuna da tahammülümüz yoktur. Başbakanımız bunu iki aydan bu yana her defasında söylüyor. Çözüm süreci var diye bunları makul göstermeye çalışan hiç kimseyi dinlemeyiz. Türkiye'de can ve mal emniyeti olmayacaksa, ister çözüm süreci olsun ister başka bir şey olsun, hiçbir şeyi tartışmayız. Çözüm süreci çok önemlidir ama bu hiçbir zaman insanımızın sokağa çıkarken korku duyması için sebep değildir."
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Gazi'lere Saldıranlar Hak Ettiği Cezayı...
41. Muhtarlar toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu şehir magandaları hak...

Haberi Oku